Bayındır: Beyşehir Tek Yumruk Olmak Zorunda

"BEYŞEHİR TEK YUMRUK OLMAK ZORUNDA"

İzmir’de işadamı hemşerileriyle buluşan Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır, Beyşehir bölgesinin daha da ileri noktalara taşınması için bugünden bir yumruk olmak zorunda olduğunu belirterek, “Beyşehir’in beldesiyle, köyüyle, mahallesiyle, İzmir’iyle, İstanbul’uyla ve Avrupası’yla biraraya gelmesi lazım”dedi.

İzmir’de Konyalılar Kültür ve Yardımlaşma Vakfı’nı ziyaret ederek burada yaşayan işadamı hemşerileriyle biraraya gelen Bayındır, Beyşehir’de yatırımcı işadamları marifetiyle kurmayı planladığı fabrikalar ve hayata geçirilmesini arzu ettiği yeni yatırımlara ilişkin istişare ve değerlendirmelerde bulundu.İlçe dışında yaşayan sivil toplum kuruluşları ve hemşerilerine bugüne kadar kendisine verdiği katkı ve desteklerden ötürü teşekkür etti.

Burada bir konuşma yapan Bayındır, Konyalılar’ın ve özellikle Beyşehir ve diğer bölgelerin İzmir’deki gücünü iyi bildiklerini vurgulayarak, “Ben aslında İzmir’in yetiştirdiği, İzmir’in siyaseti ile birleşen biriyim. İzmir’de öğrendim ben hemşericiliğin candan olup değer yarattığını. Hemşericilik, Beyşehir’de, Konya’da kolay. Asıl olan İzmir, İstanbul gibi Antalya gibi yerlerde hemşerimin hemşericiliğini gördüğünde yardımlaşmanın, dayanışmanın samimiyetin aslı vakıftır, derneklerdir, sivil toplum kuruluşlarıdır. Biz bunları beraber yaşadık, birlikte hareket ettik. Biz hiç değişmedik. Başkan olmak, olmamak bizlerde insani açıdan bir fark yaratmıyor. Normal hayatımda nasılsam başkan olunca da hep öyle davrandım. 31 Mart seçimlerine gelirsek, bu Allah’ın bir nimeti, halkımızın, bölge insanının bize sahip çıkması. Ekilenlerin takdir edildiğini gördüm, bu seçimde vefayı gördüm. Ben Beyşehir halkına minnettarım” dedi.

“HEDEFİM BEYŞEHİR OSB’DE FABRİKA SAYISINI DAHA DA ARTIRMAK”

Konuşmasında, yerel seçimlerde sözünü verdiği fabrika yatırımlarına değinen Bayındır, hedeflerinin Beyşehir Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrika sayısını daha da artırmak olduğunu dile getirdi. Bu sanayi bölgesindeki mevcut durumu anlatan ve Beyşehir’de yeni istihdam alanları oluşturmanın gayret ve çabasında olduğunu vurgulayan Bayındır, bu konuda yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgiler verirken, “Akkanat ailesine minnettarız. Biz beraber Sayın Akkanat’la beraber olunca Beyşehir’de bin 500 kişilik bir istihdam yaratırken, ilçemizde de yeni fabrikaların kurulacağını ispat etmiş olduk. Beyşehir’de bizim bir mermer, bir tekstil, yine bir hemşerimizle bunun yerini hazırlıyoruz. Bir de otomotivle ilgili bir alan hazırlıyoruz. İnşallah bu 3 tane entegre fabrikayı hayata geçirebilirsek ve yine yavaş yavaş İstanbul’daki tekstilci arkadaşlarımıza Beyşehir’de değerleri düşürerek yerler vereceğiz. Çünkü biz Beyşehir’de 5-6 bin kişinin ekmek kapısını açmak ile görevliyiz. Bunu açamazsak, Beyşehir’e çok büyük zarar vermiş oluruz. Benim iddiam, bu mücadelem, bu kavgam budur.”dedi.

Konuşmasında, göreve gelmesinin ardından Beyşehir Belediyesi olarak bir Kent Konseyi kurulması için çalışmalara başladıklarını da anlatan Bayındır, İzmir gibi ilçe dışında faaliyet gösteren tüm dernek başkanlarının da bu yönde davetler alacaklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Konseydeki amacımız; her alanda seracılık, hayvancılık, tarım gibi bütün bunları gerçeğiyle tartışalım. Üretmeyen toplum, tüketen topluma doğru giderse son halimize benzer bu iş. Bunları inşallah hep birlikte tartışarak sonuca ulaşacağız. Alışveriş merkezlerinden köylüler yumurta alıyor ise demek ki biz üretmiyoruz. Ben Beyşehir’e diyorum ki; ‘hep birlikte üreten olmalıyız’. Bizim artık bunlara göre gitmemiz lazım. Üzümlü ve Huğlu’ya hiç bir şey yapmamışız.

“ÜZÜMLÜ’DE İHTİSAS ORGANİZEYİ HAZIRLIYORUZ”

Üzümlü’de şimdi ihtisas organizeyi hazırlıyoruz, arkadaşlarımız hemen çalışmalarını bitiriyor. O’nu hemen Büyükşehir’in meclisinden geçirerek, sanayi bakanı ile de görüşerek oradaki vatandaşlarımızın yarattıkları mucizeleri görmelerini sağlamak istiyoruz. Biz bu sanayiyi kazandırabilirsek ki, en büyük idealim bu; aynısını Huğlu’ya yapacağız. Ev altında yaratılan mucizeleri gördüğünüz zaman eminim hayranlıkla izleyeceksiniz. 500-600 milyon liralık katma değer sağlayan bir anlayış var orada, devlete değer katan bir ekip var. Ama devletten hiçbir şey almadan kendi kendilerine buralara gelmişler. Onların yolunu açmaktır muradım. Bu muradımı gerçekleştirdiğimde bu bana 5 sene yeter. Benim arkamdan gelen neslime de bu son bıraktığımız izlerle geçmiştekileri birleştirmek istiyorum.”

“BEYŞEHİR BİRLİK OLMAK ZORUNDA”

Beyşehir’e yeni yatırımlar konusunda İzmir, İstanbul ve Avrupa’daki Beyşehirli işadamlarıyla görüşmelere devam ettiğini,edeceğini anlatan Bayındır, bu konuda uğrayacağı yerler olacağını ve herkesi tek tek yerinde ziyaret edip ilçeye davet edeceğini söyledi. Bayındır, “Davet edeceğim Beyşehir’e; ne kadar çok fabrika yaptırabilirsek, ne kadar fazla ekmek kapısını çoğaltabilirsek, biz Beyşehir’e gelenleri kucaklayabilirsek o bölgede, Seydişehir’in de, Bozkır’ın da bütün oradaki değerlerine de biz buradan mesaj vermiş olacağız. Onlarda yapıyorlar zaten ben inanıyorum. Artık hep birlikte zemine inmemiz lazım ve bizim millet olarak üretip üretenin yanın da olmamız lazım. Kent konseyi kurmanın diğer amacı; tek bir adamın ismiyle yapılsın istemiyorum. Ben bir simgeyim, ben bir simge olarak seçildim. Ümit ediyorum o kent konseyi Beyşehir birliği adı altında, bütün STK’larımız ve bütün parti başkanlarımız ile ben konuşmayı bilirim, yaklaşmayı bilirim. Ukala olmadık hiçbir zaman, olmam da. Kibir bizim dünyamıza girmez, bizde tevazu denizi vardır, o denizde yüzeriz, onda devam ederiz. İnsanlara aynı bakarız, tepeden değil, sarılırız, yürekten sarılırız. Bir yumruk olmak zorunda Beyşehir beldesiyle, köyüyle, mahallesiyle, İzmir’iyle, İstanbul’uyla ve Avrupa’sıyla bir araya gelmesi lazım.”ifadelerini kullandı.

BEYŞEHİR’E DESTEK ÇAĞRISI

Konuşmasında,İzmir ve ilçe dışında yaşayan işadamı hemşerilerine de Beyşehir’e destek çağrısında bulunan Başkan Bayındır, şöyle devam etti:

“Sizinle bizim, hepimizin yapması gereken, bana göre ‘işte geldik işte gidiyoruz’; bir laf söyleyeyim dedim. Ben 68 yaşındayım, şu günkü beynimdeki biriktirdiğim dağarcığımdakileri sizlerle çoğaltıp sizlerle zenginleştirerek bu şehre yansıtmaktır fikrim. Ben sizden gelen her talebe varım. Ben sizden, hepinizden Beyşehir’e destek istiyorum, şahsıma değil, biz şahıs olarak dostuz zaten ama bir laf vardır ya; biz hakikaten varsak, yaradan bize bir beyin akıl vermişse, ömrümüzün hangi saatinde olursak olalım, bu topluma hizmet etmek boynumuzun borcudur. Ben bu bilinçle geldim, sizlerin zaten o bilinçte olduğunuzu biliyorum. Üreterek etrafa yararlı olmak mücadelesi verdiğinizi biliyorum. Bunu birleştirmek, çoğaltmak… Bizler hakikaten Allah’ın o değerli sıfatının yanında bir zerreyiz, hatta zerre de değiliz, ölçemeyiz bile yani, ama yaradana layık olmak anlamında hep beraber gece gündüz mevcudiyetimizden arkamızda bir şey bırakmalıyız. Beyşehir’de siyasi mülahazaları bir yana bırakıp bölgemizin insanının yüzünü güldürmek önce samimiyetten sonra tevazu. Tabi samimiyetle beraber tevazu, ama asıl olan birlik, bir olmak, hep beraber olmak, yani bölgemiz için hepimiz için yani içimizde Seydişehir’den, Bozkır’dan arkadaşlarımız da olduğu için söylüyorum. Herkes bölgesinde bu birliği sağlarsa, siyasi mülahazalar gelir geçer, bu ülke çok iktidarlar gördü, geldi geçti ama asıl olan onların bıraktığı hizmetlerdir, biz kim ne hizmet etmişse teşekkür etmeyi bilen, hizmetinden dolayı takdir etmeyi bilen insanlarız. Böyle değerlendiriyoruz. Geçmişte Beyşehir’de köprü yapılmıştır, o gün Beyşehir birliği yola dökülmüştür, onur Hoca Bayındırlık Bakanıdır SHP’nin bakanı, yani bizim toprağın çocukları hizmet etmiştir, Ali Günaydın, Reyhan Gökmenoğlu sayılabilir, rahmetle anıyoruz hepsini. Yani hizmetler hep kalıcıdır, asıl olan bizlerin değil, onların kalıcı olması. Verilenlerin kalıcı olması. Ben bunu hem önemseyerek söylemek istiyorum; bir olmak, birlik olmak, güç olmak, yani hak aramak, birlikte aramak, yalnız başına teksiniz, yalnızlıktan hiçbir şey olmaz, yalnızlık Allah’a mahsustur. İnsanlar birarada olmak zorunda, bir olmak zorunda, partileri bir kenara bırakıp şehrini hakkını hukukunu aramak zorunda, ben bunun iddiasıyla geldim, buna da devam edeceğim, yer yer de bunun öğreticisi olacağım, deminki lafımın biri oydu, öğretmemiz de lazım” 

Konyalılar Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Başkanı Mehmet Aydoğan da, vakıf olarak İzmir’de yürüttükleri faaliyetlerden söz ederken, memleketi olan Beyşehir’le ilgili yaptıkları ve hayata geçirilmesini bekledikleri fikir, düşünce ve projelerden bahsetti.

Beyşehir’in yeraltı zenginliklerine dikkat çeken ve bu konuda da İzmir’de bulunan bir proje ekibi olarak ilçede çalışmalar yaptıklarını vurgulayan Aydoğan, “Biz inşallah sivil toplum kuruluşları olarak, sanayici ve işadamlarımız olarak, proje ekibi olarak Beyşehir’e gelip, bölgemizin üretiminin artırılması ve İzmir’de değerlendirilmesi ve yeni yatırımların hayata geçirilmesi konusunda toplantılar yapılmasını kararlaştırdık” diye konuştu.

Konyalılar Kültür ve Yardımlaşma Vakfı Başkanı Aydoğan, vakfın aynı zamanda kurucu üyesi olan Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır’a günün anısına bir tablo hediye etti.